Yirmi beş yıl önce sessiz sedasız çıkan, az satan ama bir kuşağın hafızasına kazınan bir PlayStation 2 oyununun hikâyesi. Fumito Ueda'nın çıkarma yoluyla tasarım fikrini, Amerika kapağı felaketini ve 2026'da gelen acı haberi konuşuyoruz.
Bin dokuz yüz doksan dokuzda çıkan Planescape Torment'in neden hâlâ oyun tarihinin en iyi yazılmış işi sayıldığını konuşuyoruz. Ölemeyen bir adamın kendi enkazında yaptığı kazıdan, Sigil'in tuhaf sokaklarından ve oyunun bugüne kadarki serüveninden bahsediyorum. Ayrıca bu ağustos ayında gelen yeni yamayı ve hayranların yaptığı devasa hikâye modunu anlatıyorum.
Yedi yıla yayılan beş perdesiyle bitmiş bir yol hikâyesini konuşuyoruz. Cardboard Computer'ın büyülü gerçekçi macerası, borç ve hafıza üzerine kurulu sessiz bir trajedi. Oyunun bugünkü durumunu ve ekibin hâlâ isimsiz olan yeni projesini de anlatıyorum.
Estonya'dan çıkan, tek bir silah sıkmadan bir cinayeti çözdüğün ve bu arada kim olduğunu hatırlamaya çalıştığın oyunun hikâyesi. Oyunun nasıl doğduğunu, neden bir kuşağı sarstığını ve arkasındaki stüdyonun dağılmasından sonra bugün nereye geldiğini konuşuyoruz.
Bir kamp ateşi, hurda parçalarından yapılmış bir uzay gemisi ve yirmi iki dakika sonra patlayan bir güneş. Outer Wilds'ın neden bir oyundan çok bir keşif duygusu olduğunu ve yapımcısı Mobius Digital'in bugün nerede durduğunu konuşuyoruz. Bölümde ağır olay örgüsü sırları verilmiyor, tematik konuşmadan önce uyarı yapılıyor.
Ice-Pick Lodge'un 2019 tarihli Pathologic 2'sini konuşuyoruz: bozkırın ortasında bir veba, elinde on iki günü olan bir cerrah ve kaybetmeyi bir mekanik hâline getiren bir tasarım. Bölümün sonunda serinin bugünkü hâline, 2026 başında çıkan Pathologic 3'e ve stüdyonun son iki yılda geçirdiği değişime bakıyoruz.