Atlantik’in dibinde bulunan radyoaktif atıklardan AMOC’un zayıflamasına, aşırı sıcaklara bağlı ölümlerden iklim krizini besleyen yeni geri bildirim mekanizmalarına uzanan son araştırmaları ele alıyor; iklim krizinin giderek ağırlaşan sonuçları karşısında medyanın ve siyasetin sessizliğini tartışıyoruz.
Avrupa’dan Kanada’ya yayılan orman yangınlarını, rekor sıcaklıkları ve kuraklığı; iklim krizinin ekonomik ve toplumsal sonuçlarını ve iklim inkârcılığının yükselişini konuşuyor; ayrıca Türkiye’nin ilk denizüstü rüzgâr enerjisi sahalarına ve Moğolistan’daki Çölleşme COP17’ye değiniyoruz.
İran savaşı ve enerji krizinin petrol şirketlerine sağladığı devasa kârlardan sıcak dalgaları nedeniyle üretimini durdurmak zorunda kalan enerji santrallerine, Avrupa’daki kuraklıktan Türkiye’ye yönelik plastik atık sömürgeciliği ve Akdeniz’deki mikroplastik alarmına, COP31 öncesi iklim diplomasisinde öne çıkan “FOMO” tartışmasına uzanan haftanın önemli iklim gündemini değerlendiriyoruz.
Babbel'in "dünyanın en güzel kelimesi" olarak seçtiği Māori dilindeki "Kaitiakitanga" kavramından hareketle doğaya emanet bilinciyle sahip çıkmanın anlamı ele alıyor; Rebecca Solnit'in son yazısı üzerinden iklim krizinin yaz mevsimini nasıl değiştirdiği, sıcak hava dalgaları, orman yangınları ve bunların yaşam üzerindeki etkileri değerlendiriyoruz.
Avrupa ve Kuzey Amerika'da etkisini artıran orman yangınlarını, iklim krizinin bu felaketlerdeki rolünü, "6. kuşak" ve "GİGA yangın" kavramlarını, sıcak hava dalgaları ve kuraklığın yangınlarla ilişkisini değerlendiriyoruz.
Kanada ve Avrupa'da giderek artan orman yangınları ile aşırı sıcakların iklim krizinin etkilerini nasıl derinleştirdiğini ele alırken; yangınların nedenleri, Trump yönetiminin Kanada'ya yönelik tartışmalı açıklamaları, yerli toplulukların yaşadığı mağduriyetler ve sıcak dalgalarının yol açtığı can kayıpları üzerinden iklim politikalarını değerlendiriyoruz.
Ekolojik krizin yalnızca iklim değişikliğiyle sınırlı olmadığını; kapitalizmin üretim biçimi, büyüme anlayışı ve doğayla kurduğu ilişkinin krizin temelinde nasıl yer aldığını ele alıyor; son dönemde yayımlanan ekososyalizm ve Marksist ekoloji literatürü üzerinden, iklim krizinin yapısal nedenlerini, metabolik yarılma kavramını, bilim karşıtlığını ve kolektif mücadelenin önemini değerlendiriyoruz.
SEFİA - Sürdürülebilir Ekonomi ve Finans Derneği direktörü Bengisu Özenç ve Greenpeace Türkiye direktörü Berkan Özyer'le Londra İklim Eylemi Haftası'ndan izlenimlerini, öne çıkan gündemleri ve COP31’e yönelik beklentilerini dinliyoruz.
Avrupa'yı etkisi altına alan aşırı sıcak hava dalgalarının yol açtığı can kayıpları, rekor okyanus sıcaklıkları ve İsviçre buzullarındaki hızlı erime üzerinden iklim krizinin giderek ağırlaşan etkileri değerlendiriyor; Türkiye'nin COP31 başkanlığı kapsamında fosil yakıtlardan çıkış ve elektrifikasyon hedeflerine ilişkin açıklamaları ele alıyoruz.
İklim müzakerelerinin geleceğini şekillendiren Bonn görüşmelerinin ardından, Avrupa’daki rekor sıcak hava dalgalarını, iklim finansmanındaki tıkanıklıkları, fosil yakıtlardan çıkış tartışmalarını ve COP31 başkanlığını üstlenen Türkiye’nin rolünü değerlendiriyor; Avrupa'da sıcak dalgası ile birlikte, süren Londra İklim Haftası'na da göz atıyoruz.
Avustralya'da güçlenen El Niño'nun yaratacağı risklerden, UNICEF'in çocukların karşı karşıya olduğu çoklu iklim tehditlerine ilişkin raporuna; ABD'deki yeni kömür projelerine karşı yükselen tepkilerden, iklim krizinin gölgesinde düzenlenen Dünya Kupası'na uzanan güncel iklim gündemini ele alıyoruz.
COP31 hazırlıkları kapsamında Bonn İklim Konferansı'ndan izlenimleri değerlendirdiğimiz programda, Türkiye'nin COP31 başkanlığı için açıkladığı öncelikleri, elektrifikasyon ve temiz enerji hedeflerini, fosil yakıtlardan uzaklaşma tartışmalarını ve iklim eylem gündemine dair yeni önerileri ele alıyoruz.
Yaklaşan süper El Niño olasılığı, küresel sıcaklık artışları, kuraklık ve aşırı hava olaylarının yaratabileceği riskleri ele alırken; ayrıca Birleşmiş Milletler'in iklim adaleti kararı, yapay zekânın enerji tüketimi, fosil yakıt bağımlılığı ve iklim politikalarındaki güncel gelişmeleri de değerlendiriyoruz.
Britanya’daki sularda tespit edilen “sonsuz kimyasallar”ın (PFAS) çevre ve insan sağlığı üzerindeki etkilerini, bu maddelerin yasaklanmasına yönelik çağrıları ve fosil yakıt savaşlarının ekonomik-ekolojik maliyetlerini ele alırken; çevre krizlerinin savaş, enerji politikaları ve halk sağlığıyla nasıl iç içe geçtiğine değiniyoruz.
Akbelen’de Danıştay’ın acele kamulaştırma kararına verdiği yürütmeyi durdurma kararını ve Esra Işık’ın tahliyesini değerlendirirken; termik santrallar, kömür politikaları ve enerji dönüşümü ekseninde Türkiye’deki iklim mücadelesinin güncel gelişmelerini ele alıyoruz.
Kolombiya’nın Santa Marta kentinde düzenlenen Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma Konferansı’nı değerlendirmeye devam ediyoruz. 🔹Fosil yakıtlardan çıkış konferansına nasıl gelindi? 🔹Buradan nereye gidiyoruz?
Kolombiya’nın Santa Marta kentinde düzenlenen Fosil Yakıtlardan Uzaklaşma Konferansı’nı yerinde takip eden Ümit Şahin, Halkların Zirvesi’nden yürüyüşlere, akademik konferansın çıktılarından öne çıkan başlıklara uzanan kapsamlı bir değerlendirme gerçekleştiriyor.
İnsanlığın geçmişte büyük bir nüfus çöküşünden yalnızca küçük bir toplulukla hayatta kalmayı başardığını, şempanzelerde nadir görülen grup içi çatışmaların yeniden gözlemlendiğini ve günümüzde ise iklim kriziyle bağlantılı olarak Atlantik akıntılarındaki olası çöküşün ciddi küresel sonuçlar doğurabileceğini ele alıyoruz.
Murat Kurum’un COP31 Başkanı olarak yayımladığı ilk mektupta öne çıkan “uygulama ve eylem odaklı” yaklaşım çerçevesinde, Kasım ayında Antalya’da gerçekleşecek COP31’e doğru ilerlerken, ay sonunda Santa Marta’da düzenlenecek fosil yakıtlardan çıkış zirvesiyle birlikte sürecin son gelişmelerini ele alıyoruz.
Açık Yeşil'de Ümit Şahin ve Ömer Madra, 23. Radyo Şenliği kapsamında iklim krizi, değişen hava algısı ve artan karbon salımı üzerinden küresel ısınmanın ulaştığı kritik eşiği ve bu konuda zayıflayan toplumsal farkındalığı ele alıyor: “İklim krizi artık uzak bir tehdit değil; unuttuğumuz normallerin yerini alan yeni gerçekliğimiz.”
Konuklarımız gazeteciler Alev Karakartal ve Burak Altınok ile 'Marmara’da Kırmızı Pazartesi' yazı dizilerini konuşuyoruz. Araştırmada Marmara Denizi'nde müsilaj sorununun sürdüğü ve her an patlamaya hazır bomba olduğu anlatılıyor.
Fosil yakıtların yakılmasına bağlı olarak atmosferde artan sera gazları nedeniyle okyanuslarda her yıl yaklaşık 3 buçuk milyar olimpik havuz dolusu suyu buharlaştıracak kadar ekstra ısı birikiyor. Bu hafta Dünya Meteoroloji Örgütü'nün 2025'te İklimin Durumu Raporu'nu konuşuyoruz.
Türkiye’nin COP31 hazırlık sürecini mercek altına alıyoruz: Aralık ayından bu yana yaşanan gelişmeleri, giderek netleşen eylem gündemini ve yaklaşan müzakerelerden beklentileri kapsamlı bir çerçevede değerlendiriyoruz.
İran’da süren savaşın yalnızca siyasi ve insani değil, aynı zamanda büyük bir çevre felaketine yol açtığına değinirken; petrol ve gaz tesislerinin bombalanmasıyla ortaya çıkan yangınlar, zehirli yağmur ve hava kirliliğinin İran’dan Körfez bölgesine kadar yayılan ciddi bir ekolojik krize dönüştüğü ele alıyoruz.
İngiltere’de Yeşil Parti’nin yükselişi, küresel eşitsizlik tartışmaları ve Türkiye’nin Kanada ile planladığı nükleer enerji iş birliği üzerine ekoloji ve siyaset ekseninde gelişmeleri ele alıyoruz.